Özel Arama

9 Şubat 2010 Salı

Rijkaard’ı eleştirmeyi marifet sayanlar

Bu aralar FR ve takımımız hakkında çok fazla eleştiri duymaya başladım. Hele evde izlediğim Kayseri maçı sonrası dışarı çıktığımda arkadaşlarımın yorumları beni şok etti. Bana göre gayet iyi oynadığımız ve 4-5 net gol pozisyonunu değerlendiremediğimiz maçı, onlar rezalet olarak nitelendiriyorlardı ağız birliği yapmışcasına. Üstelik penaltıyla alakası olmayan, bizi yermek için elinden geleni yapan medya dahi penaltı olmadığına dair ağız birliği yaptığı halde Galatasaray'lı bazı arkadaşlarım penaltı diyebiliyordu. Evden çıkınca dışarı şok oldum acaba ben yanlışlıkla premier lig mi izledim de arkadaşlar TSL maçı izlediler diye. Çünkü maçın temposu ve mücadelesi bu yöndeydi. Ben forvetsiz bir takımın bu kadar net pozisyonlar bulmasından memnun kaldım. Biri gol olsaydı herkesin ağzı susacaktı ama neyse artık skor yorumculuğuna devam edelim bu kafayla. Elano'yu eleştirelim skora katkısı yok diye oyuna katkısı kimin umrunda!!!!



Özer Armağan´a ait yazı:



Rijkaard’ı eleştirmeyi marifet sayanlar


08 Şubat 2010 Pazartesi 14:16
Son zamanlarda artık kendimi Rijkaard’ın avukatı gibi görmeye başladım. Galatasaray’ı eleştirmemem, maalesef kamu oyunda Galatasaray’ın futbolunu beğendiğim izlenimi yaratıyor. Ben Galatasaray’ın son üç maçtır futbolunu hem hiç beğenmiyorum hem de hiç zevk almıyorum. Çünkü Galatasaray’ın esas gücünün bu olmadığını çok iyi biliyorum.



Basında herkes Galatasaray’ı gol pozisyonlarına giremediğinden dolayı sürekli eleştiriyor. Ben ise bu durumu sakatlıklara bağlıyor ve Galatasaray’ın yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen ligden kopmamasını da bir başarı olarak görüyorum. Bu konuda da Rijkaard’ı hiç mi hiç suçlamıyorum.



Düşünün bir kere; ilk 8 hafta fırtına gibi esen, her maçta 8-10 gol pozisyonuna giren ve ligde en fazla gol atan Galatasaray gitmiş yerine gol pozisyonuna bile giremeyen Galatasaray gelmiş. Teknik direktör aynı. Peki bu nasıl iştir? Çünkü futbolcular farklı. O zaman teknik direktörü suçlamak niye?



Biz ülke olarak hep ayı şeyi yapıyoruz. Esasında bu düşüncesiz eleştirilerimiz sırf Galatasaray’ın değil tüm takımlarımızın sorunu. Bugün Rijkaard’ı acımasızca eleştirenler ve hatta ‘ teknik direktör bile değil’ diyenler; zamanında da Hiddink, Löw, Zico, Del Bosque,Aragones,Lucesku ve Eric Gerets içinde bu eleştirileri yapmışlardı. Hiddink’i almak için 10 dünya devi sırada, ‘ bu adam teknik direktör falan değil’ denilen Lucesku takımını UEFA şampiyonu yaptı, Löw Almanya’nın, Del Bosque ise İspanya’nın başında. Gerets’in ise geçen sene Marsilya için yaptıkları Fransa da hala konuşuluyor. Ya bizim futbol ulemaları bu işi çok iyi biliyor; ya da her şartta futbol olarak bizim üstümüzde olan ülkeler bu işi bilmiyor.



Şimdi de aynı kişilerin hedefi Rijkaard. Galatasaray takımında 9 gol atan Kewell yok, olmazsa olmaz olan ve oynadığı 8 maçta 5 gol atan Baros yok, 1 gol 7 asist ile oynayan Keita yok. Birde bunlar yetmezmiş gibi her maçta topun Galatasaray’da kalmasını sağlayan Mehmet Topal, sol tarafta alternatifsiz olan Hakan Balta ile sakatlanana kadar formunun zirvesinde olan Sabri yok. Bu saydığım 6 futbolcu Galatasaray’ın gücünün % 80 ini teşkil eder. Şimdi siz sadece %20 ile oynayan bir takımdan nasıl % 100 lük bir performans bekleyebilirsiniz ? Bir Keita ile Mehmet Topal’ın takıma girmesi Galatasaray’ı nasıl etkilendiğini Cumartesi akşamı hep beraber gördük. Kayserispor maçı ile Antalyaspor maçını yan yana koyun, aradaki farka bir bakın. Galatasaray’ı sonuna kadar kritik eteden Hakan Ünsal bile Pazar günkü yazısında ’Mehmet Topal ile Keita’nın takıma girmesi Galatasaray’ı % 30 etkilemiş’ diyor. Ben ise ocak ayının başından beri bunu söylüyorum.



Gelelim Nonda’yı neden sattınız; Jo ve Dos Santos’u neden aldınız? diye eleştirenlere. Sevgili eleştirmenler; bir şeyden fikriniz olması için önce bilginiz olması gerekir. Tabii ki biraz da hafızalarınızı zorlamanız lazım. Önce bir transferin 3-5 gün içinde yapılmadığını ve bazı transferlerin aylar sürdüğünü de bilmeniz gerekir. Şöyle hafızalarımızı biraz Ocak ayının başlarına götürelim. Baros takımla çalışmalara başlıyor, Kewell sakat değil, Keita’nın Şubat başı dönmesi düşünülüyor. İşte tam bu sırada Galatasaray transfer atağına başlıyor.Jo’nun takımı,manageri ve kendisiyle görüşme yapılıyor. Jo esasında Baros’un yanına transfer ediliyor.Yoksa Rijkaard ve Galatasaray kulübü yöneticileri deli mi, Avrupa’da oynamayacak bir futbolcuyu Baros’un yerine transfer etsinler. Burada ki amaç; Lig maçlarında zaman zaman Jo yu kullanarak Baros’u dinlendirmek ve bazen de sıkışıldığı anda Baros’un yanına Jo’yu iyi bir ikinci forvet olarak oynatarak Galatasaray’ın hücum gücünü arttırmak. Fakat bu görüşmeler esnasında Baros ameliyat oluyor ve dönmesi en erken Mart ayı olacağı söyleniyor. Tabii ki bu sırada Jo’nun transferinde de son noktaya geliniyor. Baros’un tekrar ameliyat olması Rijkaard’ı çok ürküttüğünü düşünmüyorum.Çünkü hala elinde her zaman santrfor olarak oynatacağı Kewell var. Fakat Kewell’da sakatlanıyor. Hal böyle olunca Jo mecburen birinci santrfor olarak oynuyor. Yani kısacası Jo sonradan ameliyat olan Baros’un yerine değil Baros’un yanına transfer edilmiştir.



Nonda’ya gelince: Başta Sinan Engin olmak üzere eleştirmenlerin çoğu ’Nonda yerine Leo Franko niye gönderilmedi’ diye soruyorlar. Özellikle Sinan Engin gibi Beşiktaş kulübünün managerliğini yapmış bir kişinin Galatasaray’ı bu konuda eleştirmesi gerçekten komik. Nondanın sözleşmesi 6 ay sonra bitecektir. Bildiğim kadarı ile Nonda 1.200.000 Euro alıyor. Yani birazda pazarlıkla Nonda’ya 300-400.000 Euro verirseniz; Nonda’nın sözleşmesini tek taraflı fesih edebilirsiniz. Leo Franko’nun sözleşmesi ise 3 yıllıktır ve senelik aldığı ücret Nonda’nın kinden fazladır. Yani Leo Franko’nun sözleşmesini fesih etmeniz için en az 4-5 Milyon Euro ödemeniz gerekir. Galatasaray yönetiminin tek düşündüğü konu Nonda mı Kewell mı idi. Kewell’ın beklenenden çabuk dönecek olması ve takımda ki tüm futbolcuların Kewell’a olan saygısı Nonda’nın gönderilmesi gerektiğini gösterdi. Dos Santos ise gelecek vaat ettiği için alındı. Bunu da zaman gösterecek. Eğer Galatasaray’ın beklentilerini boşa çıkarmaz ise alınacak; yok eğer beklentileri boşa çıkartırsa alınmayacak. Olay bu kadar basittir.



Arda’yı niye santrfor oynatıyor diye eleştirenlere: Esasında eleştirmenler biraz GSTV de ki Rijkaard’ın söylemlerini dinleseler, bu konuda Rijkaard’ı eleştirmenin yersiz olduğunu görecekler. Rijkaar nazikçe diyor ki;Arda sağ ve sol tarafta çok etkili bir futbolcu, Arda’nın özel yetenekleri olduğu için onu forvete de koyuyorum, fakat Arda’nın forvette başarılı olabilmesi için sağ ve sol bekin sürekli hücuma destek vermesi ve orta sahanın Arda’ya yaklaşması lazım’ Rijkaard’ın söylediklerinin Türkçe meali şudur: ‘ Ey beni eleştiren futbol ulemaları: Ben de Ardanın sağ ve sol kanatta çok etkili olduğunu biliyorum ve forvette etkisinin azaldığını da görüyorum. Fakat Arda’nın etkili olması için Uğur ve Emre Güngör’ün (Antalya maçında) sürekli ileri çıkması ve böylece orta sahanında Arda’ya destek vermesi, Arda’yı topla buluşturması lazım. Fakat iki oyuncum da bırak hücuma destek vermeyi orta sahayı bile geçmediler. Bu durumda Arda zaten etkisiz olurdu’. Şimdi Rijkaard’ın bu düşüncesi yanlış mı? Antalyaspor maçında Emre ve Uğur Rijkaard’ın dediği gibi orta sahayı bile geçmediler. Peki Kayserispor maçında? Bu seferde Uğur ve Caner sürekli ileri çıktılar; fakat yapmış olduğu ortalar ya kaleciye gitti ya da dışarı. Yani ikisi de bal yapmayan arı gibiydi.



Son olarak ta Sevgili MEHMET ÖZIŞIK’ a: Sevgili Mehmet Özışık geçen yazısın da; Özer Armağana’a göre Rijkaard dünyanın en iyi teknik direktörlerinden biri olduğu için eleştirmemek lazım mış‘demiş. Benim yazımı tekrar okursan benim böyle söylemediğimi anlarsın Sevgili Mehmet. Ben dedim ki ‘Eğer siz dünya çapında ki bir futbol adamını oynattığı sistem ve oyuncu seçimleri için eleştirirseniz, haddinizi aşmışınız demektir. Bir teknik direktörün oyuncu seçimi konusunda en doğru kararı vereceğini düşünüyorum. Çünkü tüm sezon boyunca oyuncuları ile yaşayan, onların performanslarını ve çalışma azimlerini en iyi görebilen ve değerlendiren o takımı çalıştıran teknik direktördür.’ Bu sözlerim esasında sadece Rijkaard için değil tüm teknik direktörler için geçerlidir. Bu paragraftan nasıl Sevgili Mehmet ‘Rijkaard’ı eleştirmemek lazım’ anlamını çıkarttın anlamış değilim. Sistem ve oyuncu seçimi konusunda yukarıda ki söylediğim sebepler yüzünden bir teknik direktör eleştirilemez dedim. Yoksa oynattığı sistem konusunda ki aksaklıklar veya senin ‘Arda neden forvet oynuyor veya Uğur’u neden sol bek oynatıyorsun ’ gibi bir çok şekilde her teknik direktör tabii ki eleştirilebilir. İsmi kim olursa olsun.



Sevgili Mehmet’in ‘Barış forvet neden oynamıyor’ diye eleştirisine de hiç katılmıyorum. Forvet oynamak için futbolcu da önce bire birde adam geçebilmesi, ceza sahasında duracağı yeri bilmesi, son vuruşların iyi olması, şut atabilmesi, rakibin presinden kurtulabilmesi, biraz da tekniğinin iyi olabilmesi gibi daha birçok meziyetlerinin olması gerekir. Bu meziyetlerin hepsi Arda’da çok yüksek seviyelerde olmasa bile hepsinden biraz var. Barış ise çok düz bir futbolcu. Sadece mücadele gücü yüksek.O yüzden ben Barış’ın forvette Arda’nın yarısı kadar etkili olabileceğini düşünmüyorum. Herkes Arda’nın sahadan kaybolduğu Bursa ve Kayserispor maçını örnek gösteriyor. Fakat Arda’nın yine forvet olarak oynadığı Denizli ve Antalyaspor maçlarında attığı goller unutuluyor.



Sonuç olarak eğer bu Galatasaray bir ay içinde ligden kopmaz ise Kewell, Hakan Balta ve Baros’un takıma dönmesi ile Şampiyonluğun en güçlü adayıdır

Sevgiyle Kalin

3 yorum:

Cereyancı dedi ki...

Artık maçı izlediğimden bende rahatlıkla yorum yapabilirim :)))

Kayserispor gibi zaten savunması sağlam olan üstüne bu sene gol de atmaya başlayan bir takıma karşı verilen pozisyon yok. Maçı kazanmaya yetecek kadar pozisyona da girilmiş.Sadece 90.dakikada 3 net pozisyon var ancak son zamanlarda olduğu gibi yine gol yok.Bu maçı kaybetmemiş olmak da önemli...

Çok yerilen Dos Santos'u Keita'dan daha istekli mücedeleci gördüm.Keita da ileride arıza çıkarabilecek bir ilginçlik var henüz çözemedim.İnşallah yanılıyorumdur.

Elano'ya ne isterseniz söylersiniz ancak bu adam pas atamıyor demek direk olarak Bakırköy'e yatırılma sebebi olur.

Son sözler de Emre Güngör'e... Helal olsun,Song'u 1dk düşünmeden gönderdi bu yönetim,böyle bir oyuncusu olduğu için.O günden beri de göremedik istikrarlı şekilde. İnşallah sakatlıklar senden uzak olur da performansın daimi olur.

Cereyancı dedi ki...

Rijikaard eleştirilebilir,yanlışlarını zaten kendi aramızda da tartışıyoruz ancak suyun öteki yakasında sadece Lugano ya da Alex'in olmayışı onlara kötü futbol oynama hakkı verirken,2senedir neredeyse ideal 11'iyle oynayamayan bu takıma giydirme yarışı devam ediyor. Neyse ki bu kez Rijikaard'ın ismi Lucescu,Gerets,Skibbe,Bülent Kormaz'ın aksine en skor yorumcusu insanı bile Rijikaard istifa diye gaza getirmeyecek kadar büyük.

QwerTuğruL dedi ki...

Yok arkadaş Rijkaard'a bile gitsin diyebilecek insanlar var malasef