16 Nisan 2010 Cuma
8 Nisan 2010 Perşembe
El Clasico

Iker Casillas, İspanya milli takımının teknik direktörü Vicente del Bosque'nin, Güney Afrika'da takımın kalesini emanet etmek için düşündüğü ilk isim. Casillas, son maçlarda eski formundan uzak göründü ve namına yakışmayacak hatalar yaptı.
Ligin en az gol yiyen kalecisine verilen Zamora ödülünün son sahibi Victor Valdes, bu yılki ''EL Clasico'' mücadelesine büyük bir moralle çıkacak. Milli takımın kalesine geçmek isteyen Valdes, Del Bosque'nin gözüne girmek için bu maçta yüksek performansla oynamak zorunda..
Real Madrid'in bol gol atarak kazandığı maçlara damgasını vuran Higuain ise aynı beceriyi büyük maçlarda göstermekte zorlanıyor.
Barcelona ile milli takımın orta sahasında görev yapan Xavi, Katalan ekibin oynadığı futbola şekil kazandıran bir futbolcu. Barcelona'nın topla oynama yüzdesi kesinlikle bu oyuncunun performansına bağlı. Son derece yaratıcı ve gol yollarını aralamakta usta.
Xabi Alonso, Real Madrid'de benzeri bir rol üstleniyor. İkili mücadelelerde üstün ve takımı, genelde bu oyuncunun çıkarttığı toplarla hızlı hücuma yöneliyor.Arjantin milli takımının Güney Afrika'daki en büyük iki kozu, bu hafta sonunda El Clasico'da birbirine rakip olarak kozlarını paylaşacak. İki futbolcu, La Liga'da gol krallığının ilk iki sırasında bulunuyor.
Messi, La Liga ile Şampiyonlar Ligi'nde, rakibin gücünü gözetmeksizin oynadığı futbol ve attığı gollerle dünya genelinde taktir topluyor.Real Madrid'in bol gol atarak kazandığı maçlara damgasını vuran Higuain ise aynı beceriyi büyük maçlarda göstermekte zorlanıyor.
Real Madrid'e geçen yaz gelen Ronaldo, takımına 90 milyon avroya mal oldu. Barcelona ise İbrahimoviç için 60 milyon avro civarında harcama yaptı.
Maliyetleri, takımlarına yaptıkları katkıda her ne kadar belirleyici olmasa da, İbrahimoviç, kimilerine göre Barcelona'ya fazla birşey katmadı. Katalan ekibin Şampiyonlar Ligi'nde elde ettiği başarılı sonuçlara katkısı bulunan İbrahimoviç, Real Madrid'in Barcelona'ya konuk olduğu maçta takımının ve maçın tek golünü atan futbolcu olmuştu.
Ronaldo ise bu maçta, kaleci Valdes'le karşı karşıya kaldığı pozisyonda takımının en tehlikeli atağını gole çevirememişti. La Liga'da İbrahimoviç'in 15, Ronaldo'nun 18 golü bulunuyor.

Maliyetleri, takımlarına yaptıkları katkıda her ne kadar belirleyici olmasa da, İbrahimoviç, kimilerine göre Barcelona'ya fazla birşey katmadı. Katalan ekibin Şampiyonlar Ligi'nde elde ettiği başarılı sonuçlara katkısı bulunan İbrahimoviç, Real Madrid'in Barcelona'ya konuk olduğu maçta takımının ve maçın tek golünü atan futbolcu olmuştu.
Ronaldo ise bu maçta, kaleci Valdes'le karşı karşıya kaldığı pozisyonda takımının en tehlikeli atağını gole çevirememişti. La Liga'da İbrahimoviç'in 15, Ronaldo'nun 18 golü bulunuyor.

Barcelona teknik direktörü Pep Guardiola, Real Madrid karşısında 3 büyük galibiyet aldı. Guardiola, takım düzenini ve oyun planını, skor ne olursa olsun nadiren değiştiriyor. Barcelona teknik direktörü, takımının topla oynama yüzdesini yüksek tutarak oyunu kontrolü altına alıyor.
Maç, Real Madrid'in Şampiyonlar Ligi'nden elenmesinin ardından yoğun eleştirilere hedef olan Pellegrini'nin buradaki geleceği açısından büyük önem taşıyor. Pellegrini'nin bu maçta da, topla oynama yüzdesi yüksek Barcelona'yı kontraataklarla vurmayı planladığı düşünülüyor.
ajansspordan alıntıdır...
El Clasico öncesi clasico bir yazı.Messi-Ronaldo hangisi daha iyi?
Messi Arjantin'de oynarken yaşadığı bir hastalık yüzünden tedavi olamazsa futbol oynayamayacak duruma gelmiş.Orada oynadığı klüp tedavi masraflarını üstlenmediği için hormanlarındaki düzensizlik çözülememiş.Barcelona'nın o kadar muazzam çalışan bir altyapısı var ki Messi'nin yeteneklerini taa o zaman keşfetmişler.(ki bu 10 sene öncesine tekabül ediyor.)Ve Messi'ye eğer İspanya'ya gelirse bu parayı karşılayacaklarını,karşığında ise Barcelona'da oynamasını teklif etmişler.(çok makul bir anlaşma.)İspanya'ya gelen Messi iyileşmesi ile birlikte her defasında bahsettiği çok sevdiği futbola geri dönmüş.Dönüş ki ne dönüş.Şu an yaptıkları ile bile dünyanın sayılı oyuncuları arasında olduğunu, bundan 50 yıl sonra bile konuşulacağını garanti altına almış gibi duruyor.Nasıl biz Maradona,Pele,Di Stefano,Puşkaş vb.lerinden bahsediyorsak bizim torunlarımızda ondan bahsedecek.Yaptığı hareketlerin daha önceden çalışılmamış olduğunu,doğaçlama gerçekleştiğini söylüyor.Neler mi yapıyor peki?Yazı ile anlatmak mümkün değil sanırım.Ama dünyada kendinden başka kimseye iltifat etmemiş,egosu son derece üst düzey olan Mourinho'ya sorarsak biraz daha zorlasa Messi'nin su üstünde yürüyebileceğini söylüyor.
Yeteneklerinin farkında ve bunları her geçen gün geliştiriyor.Mesela bu sene son vuruşlarını inanılmaz geliştirdi.En kral forvetten daha güzel bitiriyor pozisyonları.Hızı,zekası,bilekleri,takım oyunu oynaması,mütevazi yapısı onu diğer herkesten ayırıyor.Arsene Wenger onun için playstation gibi derken az bile söylemiş oluyor bence...
Gelelim Ronaldo'ya.Ben şahsen Ronaldo'dan pek haz etmem ama bir laf vardır ya yiğidi öldür hakkını yeme diye o yüzden yemeyeceğim.Dünyanın en hızlı 3. futbolcusu o zaten ve bu istatisiki bir bilgi o yüzden yoruma açık birşey değil.Vücüdunun zaten Usain Bolt'tan hiçbir farkı yok.
Sporting Lizbon'da oynarken bir sezonda Lizbon'un bütün takımlarında ( genç takım, paf takım,as takım) forma giyen tek oyuncu.Gösterdiği gelişmeyi takdir etmemek elde değil.Scholes,Giggs gibi emektar Manchester'lı futbolcuların ısrarları üzerine transfer edilmiş biri.Alex Ferguson'un eline çöp versen zaten ondan iyi bir malzeme çıkarır.Ronaldo'da bunu iyi değerlendirdi.25 yaşına gelmeden altın top ödülünü aldı.94 milyon euroya Real Madrid'e transfer oldu.Bunlar inanılması zor şeyler ama karakter açısından bakacak olursak Messi'nin yanından geçemez sanırım.Bu iki futbolcuya da birbirleri hakkındaki düşünceleri sorulduğunda Ronaldo:'Ben Ronaldo'yum.İstediğim zaman herşeyi yapabilirim' diyor.(Messi ile ne alakası varsa)Messi ise:'Para verip izleyeceğim birkaç oyuncudan biri' diyor O'nun için.Karakter açısından yorumu sizlere bırakıyorum bu örnekten sonra...
Hangisi daha iyi kişiye göre değişir ama bir gerçek var ki ikisini de izlemek yemek yemek kadar haz veriyor insana...
NOT: Bana göre hangisi mi iyi? Tartışmam.Messi > Ronaldo
7 Nisan 2010 Çarşamba
Play-Off'a çeyrek var

Play-Off'a sayılı günler kala elimizdeki tek heyecan son bileti Toronto'nun mu Chicago'nun mu alacağını takip etmek ne yazık ki.. İki takımın da ne kadar dengesiz olduğunu anlatmaya gerek yok,Chicago Mart ayında 10 maç arka arkaya kaybetmese şu anda Toronto ile Hidayet'in ilişkisi ne durumda olurdu kim bilir..Kalan maçlarını incelediğimizde 11 Nisan'da aralarında oynayacakları maç kilidi çözecek gibi gözüküyor.Çünkü diğer maçları benzer ve iki takımında halini düşünürsek kestirmek oldukça zor..
Doğuda maçlarınızın yarısını kazanmanızın Play-Off'a yeteceği güzel bir sezon daha geride kalıyor,batıya döndüğümüzde tablonun ne kadar vahim olduğu ortada.. 8.sırayı alacak takım muhtemelen sezonu %60'la bitirecek..Ruhsuz bir Detroit,Houston,Indiana izlemektense Charlotte,Oklahoma,Portland takımlarını izlemek keyifli olacaktır...
Indiana demişken koca sene yatıp,Play-Off'lara gidemeyişi kesinleştikten sonra 13 maçtan 9 galibiyet almak da ayrı bir başarı..Tamam draftlar için yatın,son sırayı alın demiyoruz ancak madem böyle performans verebiliyordunuz koca sene neredeydiniz diye de sorarlar adama..

6 Nisan itibariyle Batıda Lakers'ın arkasına dizilen takımlara baktığımızda belki de uzun seneler göremeyeceğimiz bir tablo karşımıza çıkıyor ortaya... Dallas,Denver,Utah ve Phoenix'in galibiyet ve mağlubiyet sayılarının eşit olduğu müthiş bir tablo.. Eskisi kadar güçlü değil dense de San Antonio ile Play-Off'ta eşleşmeyi hala hiçbir takım istemeyecektir..
5 Nisan günü oynanan New Jersey-Washington maçında Andray Blatche’nin triple-double yapmasına 1 ribaunt kalmışken düştüğü halleri gösteren çok eğlenceli videoyla yazıyı noktalayalım.. Açıkcası acınacak durumdaki 2 takımın,zaten sonucu belli olmuş bir maçında olay gerçekleştiği için ben 2.bir Ricky Davis vakası olarak göremedim. Keşke Blatche amacına ulaşabilseymiş de bir de o zaman neler yapacağını görebilseymişiz…
6 Nisan 2010 Salı
Bizler İnandık Siz Naptınız ulAn!
Önce tüm avantaj bizdeydi kaybetme lüksümüz var dedik. Naptınız üst üste yenildiniz avantaj kaybettiniz. Geri kalan maçları alın arkamıza bakmadan şampiyonuz dedik naptınız Trabzon'a yenildiniz. Tamam dedik Fener'i yen yine avantaj sağla dedik arkanda durduk siz naptınız yenildiniz. Hadi dedik 7 de 7 yap gönlümüzün şampiyonu ol dedik gittiniz Sivas'a puan verdiniz. Siz naptınız koca bir sene gözünüzü seveyim naptınız? 3 büyükleri yenemeyen Trabzon'a yenildiniz, bitti denen Fener'i şaha kaldırdınız, düşme potasında sürünen Sivas'a rahat nefes aldırdınız. Hiç düşündünüz mü sizi sevenler rahat nefes alıyor mu diye?
Biz bu renkleri yenilse de severiz sorun değil. Ama bizi paramız için seven futbolcuları bizde yenerse severiz. Ne gönül bağımız var ki sizle de yenilsen de seveyim. Bu renkleri giymeseniz yüzünüze bakmam sizin, yenilince niye seveyim. Ben Sabri'yi severim ben Neil'i severim ben Baros'u severim siz kimsiniz de kötü günde seveyim. Siz bu takıma ne verdiniz de arkanızda durayım.
Yok efendim yabancı antrenör Türk futbolcuyu anlamazmış. Evet anlamıyor karşınızda ki insan da size güveniyor. Kaşınızda ki tam bir profesyonelde sizide öyle sanıp kampa almıyor yazık. Gerçekten anlamıyor Türkler'i. Geçen sene yerden yere vurduğumuz Sabri yontma taş devrindeyken siz cilalı taş devri yaşıyordunuz. Adam Rijkaard la milenyuma adım attıda siz nasıl ilk insan haline geldiniz? İstediniz mi takır takır pas yaptınız onu da gördük maçta. Peki size kim dur diyor da top bilmeyen mahalle takımında ki sütçü oyunculara dönüyorsunuz. Gerçi onlara da haksızlık etmiyelim kalıcı olmak için oyuna girdiklerin de koşarlar sizde oda yok.
Şu takımın en çok forma giyen orta sahası Sarp'la Topal kaç sarı kartınız var acaba? Hiç mi faul yapmadınız hiç mi kart cezalısı olmadınız? Baros bile sezonun yarısında oynamadığı halde kart cezalısı oldu siz niye olmadınız? Topu kaymak gibi çekip alıyorsunuz da kart görmüyorsunuz heralde. Fm tabiriyle top kapma 20 maşallah da sarı kart falan amatör işi diyorsunuz.
Şimdi hava alanına inişinizi canlı gösterdiler içim acıdı. Bir kaç taraftar alkışla protesto etti, seviyesiz herhangi bir şey olmadı(Basın olacağını düşünüp ta hava alanına canlı yayın ekip göndermesine rağmen). Size bu iyiniyet yaramıyor mu acaba? Napalım Florya'yı basıp arabalarınıza tekme tokat dalalım mı? Antrenmana yumurta mı yağdıralım? Oraya kadar gelip sizi sadece alkışlayan taraftardan utanın biraz ruhunuz hala burlardaysa!!!!
5 Nisan 2010 Pazartesi
Kimse senin gibi kalpten oynamıyor...

İzmirspor’da oynarken Galatasaray’a transferine karşı çıkan nişanlısının "Ya Galatasaray, ya ben!" restine karşılık "Galatasaray!... o daha vefalı..." deyip nişan yüzüğünü avcuna vererek cevaplayacak kadar severdi Galatasaray’ı o...
Sarı-kırmızılı renklere küçükten beri hayrandım. Galatasaray, İzmir’e geldiğinde okuldan kaçar, maça giderdim. Bence Galatasaraylılık din gibi, mezhep gibi yerleşmiş, köklü bir inançtır. Galatasaray’ı işte bunun için tercih eder ve Galatasaraylılığımla her zaman gurur duyarım.
Fenerbahçe 20 bin, Adalet bir yıl için 10 bin lira transfer ücreti teklif ederken, ben Galatasaray ile yıllığına 8 bin liraya anlaşma yaptığım gün mutluluktan uçuyordum.
Galatasaray’ın alt yapısında 18 tane Metin vardı... Galatasaray’daki bu Metin’lerin sayısı bana söylendiğinde önce inanmamıştım. Futbol okulunun çeşitli kademelerinde bu Metin ismi dikkat çekmiş ve onları biraraya getirmişler. Sonra da bana haber verdiler, gittim hepsini kucakladım.
Sahaya çıkmadan önce Allah’a dua eder, sahaya en son çıkmayı uğur sayardım. Aut çizgisini geçerken daima sağ ayağımı atardım. Maça başlamadan önce arkadaşlarım kaleye şut atarken, ben dolanıp durur, oyun başlayıncaya kadar topa vurmazdım... Sakatlandığım zaman, secde ederek iki elim önde ’Allah’ım sen bacaklarımı koru’ diye dua ederdim.
Metin OKTAY . . .
Etiketler:
Metin OKTAY
Bu forma kutsaldı da nasip oldu herkese
xxx
Sabri Neill xxx xxx
xxx xxx xxx
Keita Kewell
Baros
Teşekkürler...
Sabri Neill xxx xxx
xxx xxx xxx
Keita Kewell
Baros
Teşekkürler...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


