Bakıyorumda çok zaman olmuş burayı bırakalı.. Kendinden başka kimsenin girmediğini bilsende birşeyler yazmak gerek bazen... En son buraya yazıpta takımı bıraktığımızda UEFA'da gruplardan çıkmanın zafer sarhoşluğu varmış, futbolumuzunda zirvede olduğu dönemler..5 ayda bir takım nasıl bu kadar değişebilir ders diye okutulur insanlara. Önce ligde büyük yara alındı arkasından UEFA'ya inanılmaz bir şekilde veda edildi. Sonra tekrar lige dönelim dedik onu da beceremedik.. Bu satırları yazdığımda neyse ki süper fikstür sayesinde tekrar potaya girebilme ümidi doğdu da artık sene sonuna kadar en azından İnönü'ye kadar bu umutlarımızı koruyabiliyoruz. Bu takım 5 ayda Beşiktaş maçındaki Hertha maçındaki o halinden buraya nasıl geldi, nacizane görüşlerim aklıma gelenler şunlar ;
==> Takım belli ki devre arası çok ciddiyetsiz çalışmış. Antalya'ya kondisyonu arttırmak,güçlenmek vs için değil gerçek anlamda tatile gidilmiş.
==> Burada da son yazımda biraz bahsetmiştim. Az çok Galatasaray'daki yerli futbolcuların yapısını huyunu suyunu bildiğimden kaptanlık olayından bahsetmiş ve Lincoln'ün kaptanlığı uzun tutulmamalı demiştim. Kaptanlık meselesi bir jest olmaktan çıkıp gerçeğe dönüşünce ve Lincoln lig maçlarınada kaptan çıkınca yerliler arası huzursuzluk başgösterdi. Bu olaylar yok yere takım içinde kamplaşmaya sebep oldu
==> Sene başından beri, hatta bir kaç seneden beri illallah dedirten sakatlıklar yine canımızı yaktı. Sene başından beri istikrarlı şekilde oynayabilen kişi sayısı bir elin parmağını bile bulmadı,haliyle kadroda istiktar da bir türlü sağlanamadı.
Bu üç ana sebepten ötürü ocakta tatile çıkan takımla şubat ortasında geri gelen takım arası dağlar kadar bir fark oluştu ve kısa sürede tüm hedefler bir bir elden gitti. Son halka da Ali Sami Yen'de Kocaelispordan 5 yememiz oldu ve Skibbe ile de yollar ayrıldı. Skibbe varken çok eleştriyorduk, 70'den önce adam değiştirmezmi bu adam, yaptığı değişikliklerde hep aynı zaten vs vs diyorduk ancak onu da arayacağımızı bilemezdik. Skibbe gitti ve Büyük Kaptan Bülent Korkmaz geldi. O günlerde sevindik bir değişiklik iyi gelebilirdi takıma Skibbe'yle de gitmiyordu en de olsa işler. Ancak Bülent Hoca yanında Kayseri Erciyesspor zihniyetini de getirince herkes hayal kırıklığına uğradı. Şimdilik işler iyi değil ancak Rıdvan Dilmen'inde dediği gibi Galatasaray istemesede fikstürü onu zorla yarışın içine sokuyor.. Bakalım ilerleyen günlerde istikrar sağlanıp tekrar şampiyonluk potasına girebilecekmiyiz. Bu zihniyetle zor ancak 1-0 olsun bizim olsun mantığı tutarsa Baros yakaladığını atarsa neden olmasın?