Özel Arama

12 Şubat 2010 Cuma

Murphy'nin gazabı

Murphy kanunlarına göre işler bir kez rayından çıkarsa,bundan sonra ters gitme ihtimali olan herşey ters gider... Kompleks bir felsefe değildir aslında evde,işte,okulda,yaşamın heryerinde karşımıza çıkan bir durum bu.Her şey güllük gülistanlıkken ufacık bir tökezleme felaketler getirebilir bazen...

Galatasaray'ın geçen senesini böyle özetlemiştik UEFA ellerimizden kayıp giderken,defalarca elimize geçen liderlik fırsatını cömertçe harcarken,Kocaeli'ni Sami Yen'de bile yenemezken...

İlginç bir Dejavu yaşıyoruz yine Şubat ayında. Geçen sene Sivasspor bozarken ritmimizi,şevkimizi; bu sene Antalyaspor gerçekleştiriyor aynı şeyi, itiyor Türkiye Kupasından bizi.. Sakatlıklar bırakmıyor yakamızı, çaresizce izliyoruz artık her gün yeni eksikleri. Doktorlardan mıdır yoksa kısmetsizlik midir bu kadarı bilemiyoruz anlamak istiyoruz ama anlayamıyoruz,sadece vardır bunda da bir hayır diye mırıldanıyoruz...

Forvetimiz yok diyoruz,günlerce tartışıyoruz ne olacak halimiz diye ancak belki de forvetliyken giremediğimiz kadar pozisyona giriyoruz...Gol de atıyoruz hatta ama bu kez defans yapmayı unutuyoruz.Arkamızda boş kale dururken diğer taraftan saldırıyoruz rakibe..Gözümüz dönmüş bir kere o kadar yormuşuz ki kafayı gol atmaya, düşünmemişiz gol yersek ne yaparız diye...

Yine kara bulutlar sardı üstümüzü,her maçımıza abi bu kez rahatça alır yükselişe geçeriz gör bak diyerek yeni bir iştahla bakıyoruz. Bu tablo geçen seneden tanıdık, ancak bu kez tecrübeliyiz;öyle olmalıyız. Havlu atmamalı,pes etmemeliyiz. Avrupa değil bizi düşündüren, ne kadar kötü durumda olsak da oraların havasını bir kez aldık mı zaten bambaşka futbol oynarız ancak seneye Şampiyonlar Ligi'ne katılmalıyız..Bu kadronun,ekibin hakkını vermek istiyorsak ne yapıp edip bu kez ilk 2'de kalmalıyız..Şampiyon olamıyorsak ne önemi var ki dememeliyiz bu kez..

Hiç yorum yok: