23 Eylül 2009 Çarşamba
POLONYA 2009
Burası hüsran köşesi haline gelmeye başladı. Bu sene Galatasaray'da olmasa sene başından bu kadar keder yaşamış olmak bizleri baya gerecekti. Futbol Milli takımının ardından basketbol milli takımımızda süper başladığı turnuvada hayal kırıklığı yaratarak ve feci şekilde üstüste 4 maç kaybederek turnuva 8.si olabildi...Turnuvaya ilişkin nacizane düşüncelerimi, 2010 Dünya Şampiyonasında başarı istiyorsak neler yapmamız gerektiğini anlatmaya çalışacağım uzuuun bir analiz yazısı olacak inşallah...
10 Eylül 2009 Perşembe
Yine televizyon, gene televizyon
Arda; Galatasaray'da oynadığı futbolun yanına yaklaşamıyorsa, Süper ligde 90. dakikada pres yapan Emre milli takımda 60. dakikada yürüyemez hale geliyorsa, Tuncay'dan bir Lampard, Xavi, Fabregas olması bekleniyorsa, Gökhan Gönül sürekli sağ kanattan bindirirken Hakan Balta orta saha çizgisini geçmiyorsa ve bunu Galatasaray'da düzenli olarak yapıyorsa, güzel futbolla galip gelen takımda 3 gün sonra tüm taşlar yerinden oynanıp saha düzeni darmadağın ediliyorsa bir şeyler yanlış demektir.
Artık gazla ya da son dakika golleriyle değil güzel futbol oynayarak rakip ayırt etmeden,rehavete düşmeden futbolunu oynayarak kazanmayı öğrenmeliyiz. Bunu da Fatih Terim veremez, bu nedenle kusura bakma imparator ama istifa et sen de kurtul biz de kurtulalım. Bıktık televizyondan şampiyonaları izlemekten...
Artık gazla ya da son dakika golleriyle değil güzel futbol oynayarak rakip ayırt etmeden,rehavete düşmeden futbolunu oynayarak kazanmayı öğrenmeliyiz. Bunu da Fatih Terim veremez, bu nedenle kusura bakma imparator ama istifa et sen de kurtul biz de kurtulalım. Bıktık televizyondan şampiyonaları izlemekten...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)