Rıdvan ve Hakan aynı telden çalmışlar; akıllarınca yönetimi eleştiriyorlar. Galatasaray kiralık olarak takıma kattığı oyuncularla sezon sonunda anlaşmak istese bile çok büyük paralar talep edileceğinden büyük paralar harcayacak, büyük kazık yiyecekmiş.
Evet opsiyonlu kiralama yöntemi Türkiye için çok yeni bir kavram olabilir, ancak bu adamlar 30 senedir futbolun içinde değil mi? Hiç mi duymadınız hiç mi merak etmediniz acaba bu transferlerde opsiyon diye bahsettikleri şey nedir? Spor yazarı sıfatı alarak hala bu şekilde yazı yazabiliyor olmaları utanç verici. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak Hıncal Uluç ve Ahmet Çakar’ın önderliğinde her geçen gün daha da vahim bir hal alıyor ülkemizde.
Opsiyon; belirli bir kıymeti, önceden belli bir vade ve fiyattan alma-satma hakkı veren kontratlardır. Kontratı elinde tutan kontrata konu olan kıymeti alma (call-option) veya satma (put-option) hakkına sahip olurken, kontrattan kaynaklanan herhangi bir yükümlülüğü yoktur. Kontratı satan (yazan) taraf ise vadede kontratı elinde tutan tarafın, kontrata konu olan kıymeti kontrat şartları içerisinde almak-satmak istemesi halinde, sözleşme hükümlerini yerine getirmekle yükümlüdür.
Yani bir futbolcuyu takımınıza bir sezon katarak onun takımınıza, ikliminize, atmosferinize, huynuza suyunuza uyumunu görme ve sezon bittiğinde dilerseniz önceden belirlediğiniz bir fiyattan satın alma önceliğine sahip olma imkanı verir. Jo,Dos Santos ve Caner için şu anda zaten klüpleriyle konuşulan fiyatlar belirlidir. Sözleşme de yazan maddeye göre kulüp satmak istediğinde satış önceliğine sahip olunur, ya da kulüp devreden çıkarılarak direk istenen bonservis bedeli kulübe verilir ve futbolcu transfer edilir.
Galatasaray’ın kiraladığı bu isimlerin opsiyonlarının olduğunu biliyoruz ancak daha ayrıntılı bilgi verilmediğinden gerisini ancak yazın göreceğiz. Bu saatten sonra Fenerbahçe’nin son anda devreye girmesi, Demirören’in taraftarlara seçim hediyesi gibi saçmasapan gelişmeler ise mümkün değildir, tabi Galatasaray istemedikten sonra.
Buraya kadar bahsettiklerimizi sokaktan çevirdiğiniz 10 yaşında çocuğa sorsanız eminim az çok o da size anlatacaktır. Peki Rıdvan Dilmen, günden güne onun şakşakçısı haline gelen ve salağa yatan Güntekin Onay, Hakan Şükür bilmiyor mu gerçekten, buna inanıyor musunuz?
Aziz Yıldırım’la Rıdvan’ın 10 gün önce yediği masum yemek ortadayken, Mart’ta ki Galatasaray seçimleri ve Adnan Polat’a bulduğu her fırsatta saldıran bir Hakan Şükür varken en iyisi cahilliklerine verelim biz tüm bu söylediklerini, aksini midemiz kaldırmayabilir.
2 Şubat 2010 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
4 yorum:
Benim tek anlamadığım bir konu var eğer takım satmayacağım derse futbolcu bizi istese alabiliyor muyuz yoksa takımına geri dönmek zorunda mı? Ama öncelikle futbolcunun onayı şart tabi her halükarda
Bu konuyu Uğurla da konuşmuştuk dün, biraz araştırdım olay kulüplerin anlaşmasına göre değişiyor,yani önceden konuşulursa direk anlaşılan fiyattan alabiliyorsun kulüple tekrar muhattap olmadan,ya da sene sonunda adamlar eğer satacak olurlarsa satışta önceliğe sahip oluyorsun,ancak kiralamalarda yaygın olarak kullanılanı ilki,bizimkilerin daha opsiyonlarının olduğunu Haldun Üstünel'den yeni öğrenebildik,içeriklerini bilmediğimiz için onlar hakkında birşey diyemiyoruz
Hmmm anladım inşallah ilkidir aksi halde kötü şeyler olabilir gibi geliyor tabi iyi performans sergilerlerse. Yoksa hazır asker yapıp yollamış gibi olacağız
Abi o günler çok geride kaldı şükür; Milan'dan Sarr'ı almıştık 18 yaşındayken,pişsin de geri gitsin oynasın diye.. Ama bu yönetimin o tip yanlışlara gireceğini düşünmüyorum ben
Yorum Gönder