Özel Arama

28 Aralık 2009 Pazartesi

Üyelik Beratları!!!!




Keşke hepinizi resimdeki halinizde ki, keşke bi köşeye çekilip bize yaşattığınız mutluluklar ve hatıralarla bizi baş başa bıraksaydınız. Hakan'nında dediği gibi torununuza yetecek kadar para kazandınız bize bunları yaşatırken herşey karşılıklıydı. Ama furbolcularımızın çoğu kendilerine emekli maaşı bağlamamızı bekliyorlardı torununun torunuda rahat etsin diye heralde. Neyse hatıralara saygım var daha fazla konuşmak istemiyorum da keşke sizinde bu büyük camiaya biraz saygınız olsaydı.


Geçtiğimiz günlerde klubümüze üye yapıldı eski futbolcularımızdan Bülent Korkmaz, Hakan Şükür, Arif Erdem, Hasan Şaş, Ümit Davala, Ergün Penbe, Hakan Ünsal, Tugay Kerimoğlu ve Vedat İnceefe. Futbolcularımız bu büyük şerefe ulaşırken, milyonların hayal edipte ulaşamadığı Galatasaray formasını giymeyi bırak takımın resmi üyesi olurken orda bulunmadılar. Sebebini adı gibi küçük arkadaş bir yazısıyla açıklamış bir kısmı aynen aktarıyorum;

"Sayın Adnan Polat ve yönetiminin harcadığı Hakan Şükür, Hasan Şaş ve Ümit Davala’ya destek olduk. Beraber savaştığımız insanları yüz üstü bırakamazdık.


KAPTAN Bülent Korkmaz, Hakan Şükür, Vedat İnceefe, Ümit Davala, Ergün Penbe, Hasan
Şaş, Arif ve ben... Bu isimler hepimizin bildiği gibi Galatasaray’ın ve Türk futbolunun tarihi yolunu çizen oyunculardan bazıları. Bu futbolcuların çoğu yakın tarihte futbolu bıraktı. Neden bu isimleri yazdım? Çünkü bu isimler nihayet kulüplerine üye olabildi. Nihayet, çünkü yıllardır süren anlamsız süreç sona erdi.
Çok önce olmalıydı
Burada Galatasaray Kulübü Sicil Kurulu Başkanı Celal Açar ağabeye herkes adına çok teşekkür ederim. Üyeliğimizle ilgili süreçte başından sonuna hep o vardı. Ve bu işi çok kısa sürede çözdü. Aslında çok önceden olması gereken Galatasaray Kulübü üyeliği garip istekler ve sebepler yüzünden uzadı. Artık resmi olarak kulübümüze üyeyiz.
Dün yeni üyelere kartları dağıtıldı. Hiçbirimiz orada değildik. Neden değildik? İşte konu bu...
Kaptan Bülent ve Ümit Davala o gün Türkiye’de değildi. Olsalar da gelirler miydi? Bence hayır.
Hasan Şaş ve Hakan Şükür’ün neden orada olmadığını anlamak için kendimizi çok zorlamaya gerek yok... Diğer oyuncuların olmayışının sebebi ise Sayın Başkan Adnan Polat ve Yönetimi’nin harcadığı Hakan Şükür, Hasan Şaş ve Ümit Davala arkadaşlarımıza bir anlamda destek olmak içindi.
Başarının sırrı
Tabiri caizse beraber savaştığımız, her zaman kardeş gibi görüp davrandığımız bu arkadaşlarımızı yüz üstü bırakamazdık. Bu belki bazılarına garip gelebilir ve, “Hadi canım sende” diyebilir...
Bizim o dönemdeki kadronun sırrının ne olduğunu hep sordular. İşte o sırlardan bir tanesi... Biz birbirimizi çok severdik. Bu sevgi sadece oynadığımız dönem için geçerli değil. Futboldan sonra da birbirimize destek olup, takım gibi davranıyoruz. O törene gitmek sahada mücadele eden arkadaşını yalnız bırakmak ya da cepheden kaçmak gibi bir şey olurdu.
Bağlılık ve sevgi
Bu durumu herkes farklı algılayabilir. Ama sebebi sadece birbirimize olan bağlılığımız ve sevgimiz. Yoksa kulübümüze karşı alınmış bir tavır değildir ve olamaz da zaten."


Siz kime karşı savaş açıyorsunuz sizi siz yapanlara nankörlük etmeyin. Sizi oraya getiren taraftarlar indirmesinide bilir. Futbolculuğnda çok sevilen bazı isimler klupten uzaklaştıktan sonra yaptıklarıyla bir o kadarda nefret ettirmişlerdir kendilerinden. İsimleri tek tek belirtmeme gerek yok herkes kendini biliyor!!!

1 yorum:

Cereyancı dedi ki...

İşin içinde Küçük insan olunca midem bulanıyor artık. Ama bu olayın iç yüzünü de merak ediyorum.
Hakanlar için pek şaşılmayacak bir durum aslında, Hasan için de aynı şey geçerli diyebiliriz.
Bülent, Ergün ve Arif'in ise kesinlikle bu işlerin içine girmeyeceğini düşünüyorum şahsen.
Ümit Davala konusu ise bambaşka bir dava, Ümit milli takım teknik direktörlüğünü bırakıp, koşarak yardımcı antrenörümüz olmuştu. Geçen sene kimse GS'den büyük değildir bahanesinin arkasına sığınılamayacak kadar büyük ayıp edildi ona. Ancak dediğim gibi sadece Ümit'i ayrı tutabilirim haklı olabilecek.
Hakan Şükür'ü çok seviyorum her zaman kalbimizde olacak ama malesef bu tip örgütleme işlerini de her zaman iyi başarıyor. Nereye kadar sürecek bu vefasızlık muhabbeti bilemiyorum