Özel Arama

26 Aralık 2009 Cumartesi

İlk yarının ardından



Koca 17 haftayı bitirdik sezonu da hiç olmadığı kadar erken açtık... Bizim için takımımızın 4.5 ayda 30-35 maçını izlemek rüya gibiydi tabi ki, ancak futbolcularımız da dinlenmeyi haketti... Genel olarak iyi durumda olduğumuz söylenebilir, ancak kötü oynarken maç kazanamıyor olmamız üzücü... Rakiplerimiz bunu başardığı için böyle bir tablo var aslında ortada. Neyse lafı fazla uzatmayalım da NBA Power Rankings tadında oyuncularımızın ilk yarı performanslarını değerlendirelim...

Leo Franco: Sezon başı ilk maçlarda kaleye top gelmezken, takımın çabuk oyununa uyum sağlayan, kalede güven veren bir görüntüsü vardı, ancak sezon ilerledikçe takıma hiçbir ekstra etkisini göremedik,büyük takımlarda kalecilik yapıyorsanız önemli olan zaten gelecek o nadir toplarda kendinizi göstermenizdir, bunu da yapamıyorsanız sıradanlıktan kurtulamazsınız. Hala Mondragon'u aramamız üzücü

Servet Çetin: Geçen sene sakatlanana kadar tüm Türkiye onu konuşuyordu, ancak bu sene basit oyunu bırakıp, ekstra işler yapmaya çalıştıkça sırıtmaya ve asıl işinde de aksamaya başladı. İlk yarının hayal kırıklıklarından

Gökhan Zan: Bonservis bedeli ödemeden bir yerli oyuncu alıyorsanız bu bir risk değildir, bu açıdan transfere karşı olanları anlamak mümkün değil. Yanlış olansa 2 klasik aynı tipte defansın yan yana oynaması. Bu anlamda Gökhan Zan takımda Servet'in yedeği olarak bulundurulmalı. İkisini yan yana gördüğümüz maçlarda yüreklerimiz ağızlarımızda izledik maçları. Sakatlıklarla boğuşmaya aynen devam ediyor oluşu da kimseyi şaşırtmadı herhalde

Emre Aşık: Yeni bir şey yok. Her zamanki gibi görev verdiğinizde en iyi şekilde yerine getiriyor, yedekse de sorun yok, o hep orada

Hakan Balta: İlk yarının bende en büyük hayal kırıklığı yaratan oyuncusu. Tamam her zaman sakin görünümlü bir oyuncuydu, ama bu sene daha çok umursamaz bir hal aldı oyunu. Arda'yla yakaladığı müthiş uyum bu sene önünde kim oynarsa oynasın yok, çünkü hücuma katkısı yok. Bunu son maçlarda Caner'i görünce bir kez daha anladık. İyi bir kamp geçirmesi gereken futbolculardan birisi

Sabri Sarıoğlu: Ne dersek diyelim kelimeler kifayetsiz kalacak, Keita'nın eserimi bu gelişim Rijikaard'ın mı bilemeyiz ama bir futbolcu 6 ayda ne kadar değişebilirse Sabri'de öyle bir değişim var. Kendini artık sadece oyununa veriyor oluşunun da bu performansında çok önemli yeri var herhalde

Uğur Uçar: Süre aldığı her dakikada potansiyelini ortaya koyuyor. Taraftar her zaman arkasında, bunun bilinciyle üzerindeki tutukluğu da üzerinden atarsa Sabri İtalya'ya transfer olduğunda :)) 10 sene bu mevkimizde görev yapacaktır.

Caner Erkin: Son kupa maçında sol açık oynadığında asıl potansiyelini gösterdi. Son maçlardaki performansını sergilerse Hakan Balta'dan daha faydalı olabilir.

Mustafa Sarp: Sezonun güzelliklerinden.. Sene başında ancak kupa maçlarında oynar gözüyle bakılırken, kadroya ismi ilk yazılan oyunculardan birisi haline gelmesi takdire şayan

Mehmet Topal: Bir şeyler eksik alıştığımız performanslarına göre, ancak hala defansif yönü oldukça güçlü. Herkes çok kötü pas verdiğinden şikayet etse de özellikle Elano'nunda olmadığı maçlarda ondan başka bu pasları deneyen olmaması daha üzücü

Ayhan Akman: Geçen sene bıraktığımız yerde bulamadığımız isimlerden. Yazın elinden kaptanlığın alınmış olması, yöneticilik anlamında hoş bir hamle değildi, askerlikle ilgili sıkıntısında devre arasında gitmesi olası. Gitmemesi halinde kulübeye zenginlik katabilir ancak bu performansıyla

Barış Özbek: Orta sahanın her bölgesine kenardan gelerek monte edilebiliyor, bu açıdan anahtar oyuncu. Her zaman belli standartta oynayabiliyor ve sahada da çok diri. Bu açıdan takımda her zaman yeri var

Tobias Linderoth: Son 10 yılda yapılan en akıllı transferdi belki de. Söylenecek fazla bir şey yok, Murphy kanunları Linderoth için işliyor, kupa maçında bile 85.dakikada oyuna giriyorsa artık faydalanamayacağımız aşikar. Sonu böyle olmamalıydı

Arda Turan: Kaptanlıkla ödüllendirildi, sezona mükemmel başladı, sezon ortasında büyük bir süre vasatı aşamasa da sezonu yine maksimum performansla bitirdi. Şampiyonluk ve Avrupa'da başarı için onun iyi oynaması çok önemli

Elano Blumer: Anlamsız bir biçimde ilk geldiğinde ondan her şeyi yapması beklendi, haliyle beklentileri(!) karşılayamadı. Ancak vakit geçtikçe ne tipte bir futbolcu olduğu gösterdi. İyi bir kampla takıma uyum sağlarsa ikinci yarı da takımı taşıyacak isimlerden olacaktır

Abdul Kader Keita: Yıllardır merak ederdim, bu tipte yırtıcı bir kanat oyuncusu Türkiye'ye gelse neler olur acaba diye. Her maç bunun cevabını alıyoruz artık. Oyun sıkıştığında 5-10 dakika sadece onun üzerinden oynayabiliyorsunuz, bu çok büyük bir avantaj, top kaptırmıyor ve rahat çalım atabiliyor. Türkiye'de oynuyor oluşu bizim için bir şans

Aydın Yılmaz: Daha fazla yazmaya gerek yok, büyük kulüplerde onun kadar şans bulup değerlendiremeyen hem de bunu üzerinde hiçbir taraftar ve camia baskısı yokken gerçekleştiren 2.bir isim daha yoktur herhalde Türkiye'de

Shabani Nonda: Kısa süreliğine oyunda kalacaksa her zaman faydalı, özellikle takım öndeyken top saklayabilmesi ve pas dağıtımı yapabilmesiyle oyunu rahatlatıyor. Ancak Baros sakatlandıktan sonra fiziksel olarak ne kadar kötü durumda olduğunu gördük. Yedekliği sorun etmemesi nedeniyle de kulübe de önemli bir artı

Milan Baros: Takımın vazgeçilmezi. O gittikten sonra yaz ve kış gibi değişti her şey. Besleme de ya da hücum gücünde fark olmasa da o olmayınca gol de olmuyor. Sakatlıktan aynı performansla dönebilmesi çok önemli

Harry Kewell: Söylenebilecek her şeyi zaten bu hemen bir kaç satır aşağıya baktığınızda uzunca söylemiş Tuğrul. Bir şey ilave etmeye gerek duymuyorum, çok özel bir oyuncu. 10'dan sonra böylesi gelmemişti

3 yorum:

QwerTuğruL dedi ki...

Ben Leo hakkında o kadar karamsar değilim Sanctis gibi abuk goller yemedi daha ama gol de kurtarmadı. Ah şu Ufuk'u görse artık şu gözler Manisa düşmeden önce çok beğendiğim bir kaleciydi ki daha çok gençti o zamanlar. Hakan bende de hayal kırıklığı ama bakıyorum etrafa millet sol bek arayışında ne kadar kolay bir adamı silmek ya daha geçen sene baş tacı ediyorduk adamı noldu hemen? Gelelim Sarp'a herkes çok beğensede açıkçası bana boş adam gibi geliyor ne sevebildim ne beğendim kendisini hele her pas verceği zaman elini açıp hani pas vercek adam demesi yok mu tam bir amatörlük ve ne yapcağını bilmeyen adam görüntüsü. Arkadaş sen MC oynuyorsun bu takımda nasıl pas atacak adam göremiyorsunda bir panik halindesin. Ömrü 2 senedir bana göre ki inşallahta öyle olur teknik kapasite olarak çok fazla düşük bir oyuncu öyle böyle değil. Nonda hakkında sonunda seninde fikir değiştirmen sevindiriyor beni hakketen öndeyken oynucak adam oyunu çok güzel soğutuyor ve yavaşlatıyor. Takımda 3 değişmez oyuncum vardı Emre Güngör, Hakan ve Baros ne yazık ki üçüde ilk yarı bekleneni bir şekilde veremediler. Kiminin kendi suçu kiminin değil ama yinede veremediler işte en çok bu üzüyor beni.

Cereyancı dedi ki...

Hakan Balta çok sırıtıyor takımda, canı istemiyor da zorla sahaya çıkıyor gibi, üzüldüğüm nokta o..
Mustafa Sarp konusunda da farklı düşünüyoruz aslında..O bölgede oynayıp da bir de iyi pas dağıtan adam sayısı zaten dünyada sınırlıyken herkesten bunu bekleyemeyiz, ondan beklediğim sadece savaşsın topu aldığında da mümkün olduğunca çabuk Elano, Arda, Kewell'a aktarsın..
Emre Güngör'ü ise artık değerlendirmeye bile alamıyoruz. Ona güvenerek Song'la sözleşme yenilemeyi 1 dk bile düşünmedi yönetim, ama kendine iyi bakmıyor, bu çok açık. Kendine bakan sakatlıktan kendisini kurtarmaya çalışan bir oyuncunun sakatlığının sürekli tekrar edeceğini düşünmüyorum. Emre Aşık'tan birazcık feyz alabilseydi keşke

QwerTuğruL dedi ki...

Sarp'tan iyisi Şam'da kayısı değil abi Hamit:)